kanak-kanak amok

0
667

peşinlaftır, bu yazıda maalesef

olaylar ve kişilerin sırasıyla tamâmı

kesinlikle hattâ ikidefâ hakîkattir

nasıl yanlış hatırlansın unutulamayan?

 

ayazbeton taksimtenhâ kışbaşı bir günsonu

motorlastiğine dönmüş minikyüzü

bütün ağlama çamuru sıvalı annesiz

yalınayakları birer karakurbağa

çırpınkoşu avaz avaz allaha küfrediyor

bilemedin dört, en fazla beş yaşında

allah orasız, en fazla kuşlar kaçışa

 

elinde sigara sarkbıyık aynasız tükürüp

kilitleri salakfona gözlenmiş devletçik

çiçekçingen çadırçarşaf öyle otur, ölsen de dur

streçgötlü ful-makyaj iki kırıtık sarkafa

alkolsüz bir buluşmaya konum ata ata gider

ıslak çocuk bulutlara küfrediyor kirçıplak:

“ulan allah, ben senin gelmişini geçmişini …”

 

görüyoruz…       bakamıyoruz

 

saydampolis izmariti fırlatıp tüküryine

gacıgonca çoktan ölmüş ifâdesiz mesai

dubaili saç tarlası, üç karı-on çocuk, torbalar

şık bizimeller kulaklıktan çevrimiçi geçkalmış

nereli bu allah?

 

tâlimhâne girişinde derme çatma bir sahne

çiğ ampuller gölgesinde cihat tâlimi

kadrolu millet mevcudu taşçat ikiyüz

sağında belediye reisi öbür sağında vâli

yüksek sesleniyor başbakan yardımcısı;

din-îman-peygamber-hacı-hoca mâlum sâir

nefes arasında bir ince çığlık:

“ulan allah, ben senin alacağını vereceğini …”

ümmette bıyıkaltı gülüşmeler

birkaç yancıgoril homurdanıp veledi hedef

kameralardan haberdar belediyeci yatıştıra:

“durun yahu, ufacık çocuk, susar”

üşüyor, yalnız, susmaz:

“allaaaah, çıksana!”

birtelaş durmabağır başyarbakandımcısı:

“vatan-millet, hak-hukuk, demokrasi…”

geziparkı girişine dizili betonparke yığınları,

saldır-emri bekleyen iş makinaları dinliyor

 

yine nefesi bitti devletefendinin

yağmur inecek, inemiyor

sis kalkacak, kalkamıyor

koca taksim tiz çığlıkta kimsesiz:

“nerdesin ulan allahbabaa?!”

başyardımcı büyüksesle küçüğe bas:

“din, devlet, ahlâk, adâlet,

               şimdi, burda, hepbirlikte”

 

bakıyoruz…        göremiyoruz

 

ansızın cayır cayır minâreler

içim çekiliyor, zor tutuyorum

ezânın allahbüyük arasında

yuvadan düşmüş yavru çağıldıyor:

“ulan allah, ben senin …”

 

bâzıkim gülüzülüyoruz ümmetdışı

başıbaşta olanlar öteki

başlarını öne eğiyor

 

bilincimiz tıka basa…

yemiyoruz

 

bilmemkaç-ohal-2016, emektar

fotoğraf: janset evcimen

CEVAP VER