Yavuz Selim sadece katil değil oğlancıdır!

3
5327

TBMM’Deki 21 maddelik anayasa değişiklik teklifi görüşmelerin sekizinci günü de kavgayla geçti. “Hitler” ifadesiyle başlayan kavga “Katil Yavuz Sultan Selim” sözüyle daha sert bir hâl aldı. Kavgayı ve Yavuz Selim’in hallerini bir daha ele alalım…

KOMİSYONDA KAVGA

Anayasa Komisyonu’nda Adalet Bakanı Bekir Bozdağ, anayasa değişikliği teklifinin 7’nci maddesi üzerinde konuşurken, CHP’li milletvekilleri tepki gösterdi. AKP’li milletvekilleriyle CHP’li milletvekilleri arasında tartışma yaşandı. CHP Adana Milletvekili İbrahim Özdiş’in “Hitler” demesi üzerine AKP’li Salih Cora ayağa kalkarak “Cumhurbaşkanımıza ‘Hitler’ diyemezsin” diye bağırdı. AKP milletvekilleriyle CHP’li milletvekilleri arasında kavga çıktı, vekiller birbirinin üzerine yürüdü.

CHP’li Orhan Sarıbal konuşmasında “Alevi Çalıştayı’ndan Yavuz Sultan Selim katil köprüsü çıktı” deyince tartışma tekrar alevlendi. Komisyonda gerginlik sürüyor AKP’li Hakan Çavuşoğlu, Sarıbal’a “Sen bunu bursada söyleyemezsin, sokakta gezemezsin” diye bağırdı. Ardından CHP’li Mehmet Tüm, “Yavuz Sultan Selim Alevilerin katilidir” dedi.

YAVUZ SELİM KATİLDİR

Tarihsel gerçekler ise CHP milletvekillerini doğruluyor. Yavuz, merkezi devlet ihtiyaçları ve kendi iktidarını sağlamlaştırmak bakımından dini kullanırken, Anadolu Türkleri arasında yaygın inanış biçimi olan Aleviliği ezmeyi hedefledi. Doğu’da Aleviliği benimsemiş Şah İsmail’e karşı yürütmeyi planladığı savaş için de bu şarttı; cephe gerisinin “temizlenmesi” gerekiyordu.

Aşağılık din adamlarından fetvalar çıkardı ve Anadolu Türklerine karşı büyük bir harekat başlattı. Çaldıran savaşından önce yabancı tarihçilerin verdiği ve kimi resmi kayıtlarda geçen rakamlara göre 40 bin Alevi Türkü öldürmekle işe başladı. Bu rakam katliamda rolü olan İdris-i Bitlisi’nin Farsça yazdığı Selimname eserinde açıkça dile getiriliyor. Bu eserde İdris-i Bitlisi, Kürtleri, Kızılbaşlar ile savaşa teşvik ettiğini, onların da kılıç zoruna Anadolu’yu Kızılbaşlardan temizlemek için yemin ettiklerini ve bu arada 40 bin Kızılbaşın öldürüldüğünü yazıyor.

İdris-i Bitlisi’nin bir görevinin de resmi tarih yazıcılığı olduğu unutulmamalıdır. Bu bakımından rakamlar bir anlamda resmi rakamlardır. Ancak fiili duruma göre çok daha fazla (100 bine yakın) Alevinin öldürüldüğü de kimi tarihçiler tarafından öne sürülüyor.

Alevi katliamları 1514 yılındaki Çaldıran savaşı öncesi ve sonrasında gerçekleştirildi. Yavuz Selim katliam öncesi büyük bir hazırlık süreci yürütmüş, Alevi köylerini tek tek tespit ettirip isimlerini ve ailelerini belirledi. Ayrıca Yavuz’un katliamları devam ederken bir taraftan da asimilasyon çalışmaları yürütülüyordu. Alevilikten vazgeçenlerin hayatlarının bağışlanacağı söyleniyordu. Katliam sürecinde birçok Alevi hayatta kalmak için Sünniliği kabul etti. (Örneğin pek çok ‘Zaza’ aşireti.)

TOPRAKLAR KÜRT AĞALARINA DAĞITILDI

Şeyh İdris-i Bitlisi’nin önerisi ve planlamasıyla Anadolu’nun Doğu ve Güney Doğusundaki Aleviler sürülerek yada katledilerek hakim oldukları idari beylikler ve toprakları Şafi aşiret ağalarına verildi. Yavuz Selim’in imzaladığı boş fermanlar, İdris-i Bitlisi tarafından doldurarak, kendinin belirlediği ağalara dağıtıldı.

Çaldıran sonrasında Turhal kasabasında yaşayan Bozoklu Şeyh Celal Yavuz’un artan mezhepsel baskıları ve halkın içinde bulunduğu ekonomik sıkıntıların etkisiyle Tokat yöresinde ayaklandı. Kısa sürede Anadolu Alevileri ve göçebe yaşayan diğer gruplar tarafından desteklendi. Osmanlının ağır vergi yükü altında ezilen binlerce köylünün katılmasıyla ayaklanma hızla yayıldı. Ayaklanmanın üzerine paşalarını yollayan Yavuz Selim bu ayaklanmayı da kanla bastırdı ve bölgede geniş çaplı bir katliam daha yaptı. Bu ayaklanmadan kurtulmak için de binlerce insan Safevi devletine sığındı…

YAVUZ SELİM OĞLANCIDIR

Yavuz Selim esas olarak Anadolu Türklerini katletmiş bir katildir ama sadece o kadar değil. Yavuz Selim Osmanlı padişahlarının oğlancılık geleneğini sürdüren aşağılık hanedan üyelerinden biridir de.

Oğlancılık bir “cinsel yönelim”, “cinsel tercih” meselesi değildir. İşgal ettikleri yerlerdeki küçük çocukları ailelerinden zorla ayırıp İstanbul’a getiren, burada Osmanlı ileri gelenlerine ve tabii ki Saray’a birer cinsel zevk nesnesi olarak sunan aşağılık bir çark söz konusudur ve şimdiki dinci tecavüzlerinin istikrarlı biçimde devam etmesini sağlayan uğursuz geleneğin kaynağıdır.

Yavuz Selim’in oğlancı şair Gazalî’nin hamisi olduğu binmektedir; yine aynı dönemde oğlancılığı ballandıra ballandıra anlatan kitaplar yazılmış, Yavuz Selim atalarından devraldığı oğlancılık geleneğini bizzat sürdürmüştür.

Ve AKP’nin kendine “ced” olarak tarif ettiği aşağılık Osmanlı’nın günahları sadece katliam ve oğlancılık değildir. İnsanlık tarihinin gördüğü her türlü pislik, halkı “kul” olarak gören Osmanlı’da mevcuttur. Bu asalak ve zorba hanedanı savunan her kim varsa, onların yaptıklarını yapma potansiyeline sahip demektir.

3 YORUMLAR

  1. Bir defolun gidin artık bunlar Alevi ve Sünnileri birbirine düşürmek ve Alevileri devlete düşman etmek için İran Persinin ve batının palavralarıdır.doğru devlet hükmü için kendi oğullarını bile öldürmüşler.ülkemizdeki insanlarımızın arasına nifak sokanların bin Türlü belasını versin. Bir düşün artık yakamızdan lan! Alevi ne Sünni ne? İnsan ulan insan!

CEVAP VER