Biat etme ne olur, çalış senin de olur

0
466

Size hiç “biat etme” teklifi yapıldı mı bilmiyorum ama bana yapıldı; inanın çok komik oluyor. Hayatımın en kısa “iş görüşmesi” idi. TMSF’ye devredilen bir kanalın başına geçecek olan arkadaşım ışık hızıyla yanıma geldi, “biat eder misin?” diye sordu. “Etmem ben biat, gerçeği yazarım” dedim, “cık” dedi gitti. Yemin ederim kendimi övmek için filan söylemiyorum; hani birileri bize bir gün “kedi uzanamadığı ete mundar dermiş, bir halt olamamışlar da muhalif olmuşlar” demeye kalkışır belki diye yazıyorum. Der bunlar çünkü…

Sonra bu arkadaşlar o gün için hayatlarının sonuna kadar rahat yaşayabilecekleri söylenen bir transfer parasıyla “şan ve şöhrete” doğru koşar adım gittiler. Biz kaldık…

Ama işini düzgün yapan insanlar kolay harcanmaz, önce “kazanılmaya” çalışılır AKP’nin medya aleminde. Hele güzel dostluk da edindiysen. Kaldığımız yerde de bir gün yönetici bir arkadaşım, “sen bu siyaset işlerini bırak artık bence, zaten yakında hiçbiri olmayacak. Sen giyin kuşan, lüks mekanlara git, nefis yemeklerin tadına bak, eğlen gez toz, onları haber yap. Mis gibi de paranı kazan” dedi. Resmen hakaret gibi gelmişti. İnanın o zaman kendimi o Vedat Milör kılığına sokmadığım için kendimle hala gurur duyuyorum. Düşünsenize; millet aç, sen gidicen bilmem ne mekanına, “nım nım bu biftek olmamış, bizimla değilsın” diyecen. Olacak iş mi!? Hayır, öncesinde Aydın Doğan Efendi’nin holdinginde o tarz işler de yapmıştım ama orada bile halkın tarafında olma durumum vardı. Hepsi arşivlerde vardır.

Sonrasında ne oldu; tabii ki kovulduk. Yine iş teklifleri aldık. Ama kafamızda kalmıştı bir kere “zaten o haberler artık yapılamayacaktı”. Yalan söyleyeceğimize mesleği bırakmaya karar verdik. Döndük akademi dünyasına, sonrası gerçekten fakir ama gerçekten gururlu bir hayat! Ama size bir şey diyeyim mi; yemin ederim tadından yenmez! Bir huzurlu uyku uyursun, ölsen gam yemezsin o derece! Sanırım ne kadar para kazansa, ne kadar meşhur olsa da insanın yaşayabileceği en güzel duygu “ertesi gün yalamak zorunda olduğu bir mabad” olma-ma-sıdır. Korkmadan, cesurca gerçekleri, sadece gerçekleri söyleyebileceğini hiç kimseye bağlı olmadan söyleyebilmesidir.

Aslında yazının başında isim isim vererek yalakaları ifşa edecektim. Mesela bir İrfan Değirmenci’nin cesaretinden, Fatih Çekirge’nin yalakalığından söz edecektim. Değirmenci’ye destek veren, “ben de hayır diyorum, beni de kovun” diyen Şevket Çoruh’tan dem vuracaktım. Hala çoluğunun çocuğunun ekmek parası için sessiz kalmayı tercih etmek zorunda bırakılan işçiyi-memuru anladığımı ama artık zurnanın zırt dediği yerde olduğumuzu haykıracaktım. “Sizin canınız can da işten atılanlarınki patlıcan mı” diye soracaktım. Bugün “evet” demenin gerekçesini aşağılık bir şekilde muhalif kesimin bile eleştirdiği “CEHAPE zihniyetine” karşıymış ayaklarıyla bırak milleti, kendini kandıran Haşmet Babaoğlu tarzı eski tanıdıklara hönkürecektim. “Nasıl bu kadar utanmaz olup mesela Yılmaz Özdil’e kızanları gaza getirmeye çalışıp Müjdat Gezen’e çamur atmayı kendine hak görebilirsin, nasıl bu denli AK-İT kafasına girebilirsin” diye saydıracaktım hepsine. Daha neler neler…

Peki madem öyle diyecektim; biraz diyeyim bari: Eyyyyy bu iktidardan nemalanan biatçılar! Bu size bizim değil, vicdanın son çağrısıdır! Kimseyi kandıramazsınız biliyorsunuz, ama artık kendinizi de kandırmaya çalışmaktan vazgeçin! “CEHAPE zihniyyeti” diyerek, Yılmaz Özdil’i eleştirerek, “Mustafa Kemal’in askerleriyiz” diye bağıran Halk Arenası insanlarını aşağılayarak kapatılmaya çalışılan üniversitelere sessiz kalmanızı kimse yemez! Saçları yolunan, kemikleri kırılan öğrencilere, yerlerde sürüklenen akademisyenlere, gerçeğin peşinde koşup hapislere giren, gözaltına alınan, işkenceye maruz kalan gazetecilere, STK’cılara, kurşun atılan sendikacılara bu yaptıklarınız izah edemezsiniz! Tecavüze uğrayan çocuklara bu tavrınızı açıklayamazsınız. Açıklayamayacaksınız da. Hatta belki de şu an kendinize bile! Ve size bir şey diyelim mi; onur-gurur denen şey var ya; tastamam gerçeği savunmak, huzurla yastığa baş koymak var ya, inanın tadından yenmez. O yüzden artık biat etmeyin ne olur, bu zulme “HAYIR” deyin sizin de olur!

CEVAP VER