Bunları görürsen, direkt topukla!

0
627

27 Kasım 2013 tarihinde Fethullah Gülen’e “Hocaefendi’ye Açık Mektup” başlıklı bir yazı yazmış, bir bölümde şu ifadeleri kullanmıştım:

“Hizmet Erlerinin devlet kademelerinde görev alması anaların ak sütü gibi haklarıdır. ‘Cemaat devlete sızıyor, Cemaat devleti ele geçiriyor’ diyen Ergenekonculara karşı cansiperane ve en etkili savaşanlardan biri ben oldum Hocam. Bunu siz de çok iyi biliyorsunuz. Bana şu ana kadar yapılmış hakaretlerin çoğunluğu Hizmet’in haklarını savunmam sebebiyledir. Yangın yerine dönmüş bu ortamda bile yine söylüyorum: Hizmet mensupları devlete sızmaz, devlete girer ve istediği her pozisyonda çalışır.”

Yok be, şaka şaka! Ben yazar mıyım hiç öyle şey. Yazsam çoktan kodeste olurdum zaten. Bu satırları yazan kişi Türk medya tarihinin en kahraman kalemlerinden Rasim Ozan Kütahyalı Beyefendi hazretlerine ait.

NAGEHAN HANIMIN İNCİLERİ DÖKÜLMÜŞ!

Biliyorsunuz geçtiğimiz günlerde emekli bir subayın kızı olan müzik öğretmeni piyanist Nazlı Işıldak, Rasim Beyin değerli eşleri hanımefendi Nagehan Alçı ile karşılaşmış. “Densiz piyanist” Ergenekon-Balyoz kumpaslarını kast ederek “bu yaptıklarınızdan dolayı vicdanınız nasıl rahat ediyor” diye sormuş. E tabii bu soruyla incileri dökülen Nagehan Hanım, kendisine hakaret ve saldırı yapıldığı gerekçesiyle piyanisti gözaltına aldırmış. Sonrasında Rasim Bey yaptığı açıklamayla Genel Kurmay Başkanlığı’nın kendilerini arayarak geçmiş olsun dileklerini aktardığını yazdı. Bizim muhalif medya her ne kadar “Genelkurmay Başkanlığı aramamış, Rasim Ozan Genelkurmay’ı aramış” diye vaveylayı koparmış olsa da çok bir şey fark etmez. Böyle bir konuşma olmuş mu, olmuş. Genelkurmay Başkanlığı’ndan bir yalanlama gelmiş mi, gelmemiş!

“VİCDANINIZ RAHAT MI?” DİYE SORMAM, SORAMAM!

Şimdi tabii insanın aklına takılıyor; bu Rasim Ozan Kütahyalı Beyefendi acaba hazır “densiz piyanisti” GK’a ispiyon etmişken bir de Hocaefendi’ye yazdığı üstteki satırlardan dolayı kendisini de şikayet etse miydi?” diye. 17-25 Aralık’tan sonrası filan diyorsa yine, acaba biz de sorsak; “Ergenekon, Balyoz gibi kumpasları düzenleyenlere cansiperane ve etkili savaşanlardan biri olarak şimdi vicdanınız rahat mı?” diye, kodese yollanır mıyız acaba? Şahsen ben sormam böyle bir soru; korkarım! Korkarım bu kadar alçak seviyede bir şikayet nedeniyle gözaltına alınmaktan veya içeri girmekten. İsterim ki ille de gireceksek bari biraz üst kademeden olsun. Korkarım, çok korkarım yani. Bence siz de korkun. Yolda filan görürseniz bunları,  dua edip uzaklaşın. Direkt topuklayın, Allah korusun hani!

NOT: Bu arada batıl itikatları olan biriyim. Kara kedi filan değil de, yolda, şurada- burada hangi ünlüyü, yazarı çizeri görmek bana uğursuzluk getiriyor, paylaşmayı umuyorum. Rehber niteliğinde. HAYIR’lı günler dilerim benim canım devrimci arkadaşlarım…

  • SEDA ZOBAROĞLU

CEVAP VER