Elhamdülillah tükeniyoruz ya da HAYIRlara gelesin Tayyip!

0
378

Dünyanın en mutsuz toplumlarından biri olduk çıktık. “Terör”, “bölünme”, “dış düşmanlarımız”, “aman 12 Eylül öncesine dönmeyelim” korkularıyla her gün daha da içine dönen, korkuları içinde yok olup giden bir toplum haline geldik… İzin verdik, getirdiler…

Ömrünü laik sisteme karşı mücadele ile geçirmiş bir adamın baskıyla, zorla uzatmaya çalıştığı bir iktidarı şimdi dinci-gerici-ırkçı ve emperyalizmin uşağı uyduruk bir sistemin vücut bulması için oylamaya gidiyoruz. Avrupalı ve Amerikalı dostlarının bir dediğini iki etmeyen Tayyip ve iktidarının nasıl bir yönetim sistemi dayattığını aylardır anlatıyoruz zaten birçoğumuz. Alınan borçlar, ekonomik olarak iflas etmiş olan devlet, her gün artan vergiler, hızına yetişemediğimiz özelleştirmeyle eş doğrultuda büyüyen emekçinin, işçinin sömürülmesi… Bütün bunların yanında her gün daha çoğalan yabancı sermayenin eşliğinde “aman ses etmeyin ekonomi büyüyor” palavraları ile kapitalizme teslim olmuş bir ülke…

Biz bunlara kafa yorarken, kapitalizmin pis kokusundan kurtulmaya çare ararken, ileri demokrasi vaadiyle yola çıkan Tayyip Erdoğan’ın geldiği son noktayı kötü bir komedi gibi izliyoruz. Büyüyen Türkiye’nin büyüyen KaçAK Saray oturanı en sonunda kendini peygamber ilan etti.

Hani hak vermiyor değilim darbecilerin onu bulamamasına. Örümcek bağlamış bir zihni her tarafı saran işsizlik, açlık, yolsuzluk, taciz ve tecavüz ağlarının arasından seçip çıkarmaları sahiden zor olacağından bulamadılar deyip geçelim…

Aman neyse… İşimiz var. Yola çıktık yapılacak Hayırlı işlerimiz var bizim.

Ülkesine Müslümanları sokmayan ama Suriye’yi Müslümanların zulme uğramasına son vermek için vuran Trump-sever Tayyip’in hayallerini bozacağız bu Pazar…

HAYIR de baharlar gelsin!

Soma’da, Ermenek’te ölüme terk edilen madencilerin aileleri için…

Adını bile söyleyemediğimiz memleketlerde, Suriye çöllerinde evlatlarını kaybeden anneler için…

Boyun eğmeyen, barış isteyen, yandaşlık yapmadıkları için üniversitelerden kovulan akademisyenler için…

Sadece doğruları yazan gazeteciler için, enseyi karartmayan Ahmet ŞIK için…

Ensar yurtlarında tacize uğrayan çocuklar için…

Laik, eşit, çağdaş eğitim istedikleri için tutuklanan öğrenciler, görevden alınan öğretmenler için…

Alın terini, emeğini ucuza satmak zorunda kalan çiftçiler için…

Haksız yere göreve getirilen, cahil, eğitimsiz bürokratlar çoğalırken, kadrolara alınmayan taşeron işçiler için…

Yusuf’un tekmesinin hesabını sormak için…

Yağmacı, milletin a…na koyan iş adamlarının yakasına yapışmak için…

Sayısını bilmediğimiz yalaka, yandaş, kültürsüz, cahil sanatçı bozuntularından kurtulmak için…

HAYIR de baharlar gelsin!

Ama dikkat et oy kullanmaya giderken!

İki elin kanda olsa git kullan oyunu canım kardeşim. Oy kullanmaya giderken eksiksiz git sandığa, geçersiz saymaya bahaneleri olmasın.

Nüfus cüzdanını al,

Seçme kağıdını al,

Roboski’yi al,

Reyhanlı’yı al,

Haziran Direnişi’ni al,

Ali İsmail’e vurulan tekmeyi al,

Abdocan’ı, Ethem’i… Medeni, Mehmet, Ahmet’i al,

Polisin gaz fişeği ile sakat kalanları, kör olanları al,

Berkin Elvan’ı al!

Ayakkabı kutularını da unutma.

Hırsızların, dolandırıcıların, sahtekarların önüne yatanları al,

Kürtçe türkü söylediği için öldürülenleri, sokakta ölüsü kalan Taybet anayı da unutma.

Umutları için, barış için halaya duranları katleden IŞİD’cı köpekleri besleyenleri al,

Suçsuz yere yatanları, işkembesini dolduranlara inat özgürlük için açlıkla direnleri de unutma…

Bu Pazar HAYIRlı bir işimiz var.

Sen de gel, HAYIR de baharlar gelsin!

CEVAP VER