“Biçare ömrümün tek çaresisin”

0
443

Yeşilçam filmi izliyordum, kadın şarkı söylüyordu, tam da böyle diyordu. Bu yüzden mısrayı başlık yaptım. Yazının hissesine hoş bir metafor oldu diye düşünüyorum.

Aklımın erdiği hiçbir seçimden veya referandumdan sonra, bu kadar, yani hiç bu kadar umut dolu olmamıştım. Hakikatte keyfime diyecek yok!

Aslında yazıyı burada bitirebilirim. Ama üzerine yazmanın tadını çıkarmak istiyorum, şampiyon olduğumuz (Adanaspor) geçen sezonun üzerine birkaç şampiyonluk yazısı çıkarır gibi… Konu açılmışken örnek üzerinden devam edebilirim.

27 Mayıs 2012 akşamı Kasımpaşa ile bir şampiyonluk maçı oynamıştık. Kazanan Süper Lig’e çıkacaktı. Tüm ülke bizden yanaydı, yani tüm halk. Ama protokol, tüm protokol; bakanlar, vekiller, işadamları ve saire karşı taraftaydı, hakem FA dâhil… Ve bizi maçın daha 18. Dakikasında 10 kişi bırakmıştı. Zira düdük ondaydı, yani YSK (Yüzeyden Silme Kararı) düdüğün içindeki nohut gibi onun emrindeydi, nefesine göre dönüyordu.

Uzatmaların sonunda, 118. dakikada maçı kaybettik. Yani öyle zannettiler. (O zamanın başbakanı da Adanalılar kusura bakmasın, neticede Kasımpaşa bizim… demişti…)

Çok değil, 5 sezon sonra 1.Lig tarihinin belki de en temiz, en emek dolu, en şaibesiz, en parasız ve propagandasız şampiyonluğunu elde ettik (Tabi bizim başkan tek adam olmanın kıvamını tutturamayınca, ben ne dersem o, diye devam edince şimdi hak ettiği gibi yani başkanın hak ettiği gibi, ligin dibindeyiz. Taraftarın deyişiyle, düşen biz taraftarlar değildik, tek adamlığın basiretsizliği düşüyordu.).

Böyleyken böyle.

Kızılderililer gibi konuşmayı Çiko’dan öğrendim; dostum Felipe Cayetano Lopez Martinez Gonzalez’den… Bu kadar çok isim olmasının sebebi, yani bir kişide bu kadar çok isim olmasının sebebi hayatlarının kısacık olmasıymış. Bu yüzden ölmüşlerin de adları verilirmiş. Öyle diyor Çiko, Meksika’da böyle, diyor… Peki, bir sürü ismi kendinde toplamaya çalışan bir muktedirin siyasi ömrü acaba ne kadar olur ki Gonzalez, ülkelerin ömür hesabına göre ama… 15 Sene nedir ki ya da 20… Halef selef oldukları bile 33 senecik kalabilmiş, sonra… Sonrası malum.

Ne diyordum?

Laf lafı açtı, mevzu gitti. Öyledir, halk hesabına, gördüğüm en güzel gayri resmi sonucu gösterdi bu 16 Nisan referandumu. Resmi hesaplamayı boş geçelim…

Karavelli

Nasıl bitiyordu kıssa?

En son muhasebeciye sormuşlar ya, 2 kere 2 kaç eder diye; hani o da demiş ya, sen kaç olmasını istiyorsun diye… Muhteremlerin 51’i o hesap…

CEVAP VER