Kıbrıs’ta iki kadın cinayeti!

0
348


Kadın cinayetlerinin ardından sendikaların talebi son derece anlamlı…

Eskiden bir barış adası olan Kıbrıs’ın kuzeyinde bir ‘Yavru Türkiye’ göz göre göre hakim hale gelmeye başladı. Ada’da art arda iki kadın cinayeti işlendi. Bu gelişme üzerine Kıbrıs’ın muhalif sesi Afrika Gazetesi‘nin Yayın Yönetmeni Şener Levent konuyu farklı boyutlarıyla ele alan bir yazı yayınladı. Biz de REDaktif‘te söz konusu yazıya yer veriyoruz:

TÜRKİYE’SİZ ÇÖZÜM İSTEMEYENLER, BİR GÜN ARA İLE İKİ CİNAYETE DE KATLANACAK
Bir gün arayla iki kadın cinayeti…
İki genç kadın yerlerde bıçakla delik deşik…
Önceki gün Mağusa’da birinci cinayetin ardından bir protesto yürüyüşü düzenlendi…
Eylemciler haykırdı:
-Bir kişi daha eksilmeyeceğiz!
Ama bir gün bile geçmeden…
İşte bir kişi daha eksildi!
Sokakta bağırıp çağırmamız da bir işe yaramıyor demek ki…
Cinayet işlemeyi kafasına koymuş olan adam bu sesimizi hiç duymuyor…
Duysa da aldırmıyor…
Yalnız bir kadın cinayetine indirgenecek cinayetler mi bunlar?
Kıskançlık krizinden dolayı bir kadın öldürenler, madem ki öldürme içgüdüsüne sahip, başka bir nedenden dolayı başkalarını da öldüremezler mi?
Bu mesele bir rejim, bir düzen, bir bilinçli toplum meselesi…
Eğer bizim hiçbir işimizde hayır yoksa…
Her tarafımız dökülüyorsa…
Dahası bu gibi cinayetlerin çok olağan karşılandığı, hele de kadına ya tecavüz edenlerin, ya da onu öldürenlerin pek cezalandırılmadığı Türkiye’nin yönetimi altında hayatımızı sürdürmeye katlanıyorsak, bu cinayetleri nasıl önleyebiliriz?
Öldürenlerin ve öldürülenlerin kimliğini sorgulamayın artık…
Türkiyeli mi, Kıbrıslı mı diye sormayın…
Onun da bir önemi kalmadı…
Hepimiz Türkiye’ye entegre olduk ve hepimiz ondan bulaştık…
Bütün hastalıklarıyla yapıştı yakamıza.
Boşuna demiyorlar ya, orda ne varsa burada da olacak diye…
Oluyor işte…
Günlük kriminal haberlerde hiçbir azalma yok…
Bol sayfalı bazı gazetelerimiz dört beş sayfaya yayıyorlar onları…
Ben artık kısacık haberler olarak koymayı tercih ediyorum…
Hele bir gramlık hintkeneviri veya bonzai vesaire ile yakalananları hiç koymuyorum…
Marketten birkaç şişe viski ve sigara çalanlara da boş verdim…
Tepemizde ihalelerden, vergilerden ve daha bin türlü yolsuzluktan milyonları götüren adamlar otururken, marketten birkaç şişe viski çalan delikanlının lafı mı olur?
***
1974’ten önce böyle değildik mi diyorsunuz?
Haklısınız…
Böyle değildik…
Bir gün arayla iki cinayet görmedik şimdiye kadar…
74’ten sonra çok değiştik…
Hiç Türkiyeli gelmese ve aramıza hiç karışmasa da değişirdik…
Ganimetle yoğrulduk çünkü…
Tarihin en adi oyununa geldik…
Çaldık çırptık…
Elimizde kalan Rum malları ile topraklarını yağma ettik…
74’ten sonraki kültürümüz bu kültür işte…
Ganimet kültürü!
Bu kültürden nasıl bir medeniyet doğmasını beklerdiniz?
Türkiyeli nüfus bu ganimeti bizimle paylaşmak için gönderildi…
Hepimizi de Türkiye’nin burada yarattığı bu düzen mahvetti…
Dıştan gelenler bizi ganimet sarhoşluğu içinde buldu…
Ve bizden daha da sarhoş oldu…
***
Siz Türkiyeli nüfustan şikayetçisiniz, ama Türkiye’den şikayetçi değilsiniz…
Çözüm ve barış istersiniz, ama Türkiye’siz çözüm ve barış istemezsiniz…
O zaman katlanacaksınız…
Katlanacağız hep birlikte…
Kadın cinayetlerine, şiddete, tacize, tecavüzlere…
Türkiye’de kadını eşya gibi gören bir iktidar var…
Bu devletin, bu iktidarın peşinden sürükleneceksek, ondan şikayet hakkımız da ortadan kalkar…
Türkiye’de çocuk tecavüzlerine bile ses çıkarmayan bir iktidar var…
Ama siz Türkiye istiyorsunuz…
Alın da hayrını görün öyleyse…
Bakın, şimdilerde Türkiye’den kaçıp buraya gelenler var…
Onlar 74’ten sonra gelenlere benzemiyorlar…
Buraya ganimet için gelmediler…
Canlarını kurtarmak için sığındılar…
Ne kadar kurtarabilirlerse tabii…
Çünkü Ankara’daki ahtapotun kolları onları burada da rahat bırakmaz…
Buradaki yetkililerimiz de, polisimiz de Ankara’nın emrinde…
***
Neden çözüm ve barış isteriz?
Türkiye’den kurtulmak için değilse, onu da istemeyin!
Türkiye’den kurtulmayacaksak, istediğiniz çözüm de çözüm sayılmaz…
Unutmayın…
Biz bu adada Kıbrıslırumlarla yaşayacağız…
Türkiye ile değil…
Ama ille de Türkiye ile yaşamakta ısrarlıysanız, orda olanların burada da olmasına katlanacaksınız…
Başka çare yok!

CEVAP VER